İlk Uçan İnsan Hezarfen Ahmet Çelebi

İlk Uçan İnsan Hezarfen Ahmet Çelebi

sola ok  Tarih

22.09.2016

6,073 Gösterim

Bu içeriği 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Önerilen Video ▼



İlk Uçan İnsan Hezarfen Ahmet Çelebi


İnsanoğlu, kuşları gözlemlemeye başladığı ilk günlerden beri hep onlar gibi gökyüzünde süzülmeyi istedi. Tarihte insanın uçma tutkusuyla ilgili ilk öykülerden biri Yunan Mitolojisi'ndeki Daedalus ve oğlu İkarus'un efsanesidir. 3000 yıllık bu efsaneye göre kaz tüylerinden yaptıkları kanatları takıp uçarak tutuklu oldukları Girit adasından kaçmayı başarmışlardı. Çinlilerin milattan önce 5. yüzyıllarda ilk uçurtmalarını havada uçurtmaya başlamaları ve ünlü seyyah Marco Polo'nun yaptığı Çin gezisinin ardından, rüzgarın etkisiyle uçan ve insan taşıyan uçurtmalarla ilgili öyküleri, insanların havada kuşlar gibi uçabilme hayalinin her dönem ve her toplumda var olduğunu göstermektedir.

Daedalus ve İkarus

Tarih boyunca birçok insan gökyüzünün maviliğinde süzülmek istemiş ve bunun için kendi buluşlarıyla çeşitli denemeler yapmıştır. Bu insanlardan biri de, 17. yüzyılda İstanbul'da yaşayan Hezarfen Ahmet Çelebi'ydi. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde adı geçen Ahmet Çelebi, her konuda geniş bilgisi bulunan, ilime meraklı, evinde deneyler yapan bir insandı. Hatta halk arasında bilgisinden ötürü "bin fenli" anlamına gelen hezarfen lakabıyla anılırdı. Bu insanı bu kadar önemli yapan ise Osmanlı Devleti'nin ilk uçan insanı olmasıdır.

Hezarfen Ahmet Çelebi hayatını uçmaya adamış ve bunun için çalışmalar yapan bir kişiydi. Kendi çalışmalarının yanı sıra geçmişteki uçma denemelerini de araştırmıştır. Bu konuda genellikle iki insanı örnek aldığı söylenmektedir. İlk olarak bir İslam alimi olan ve uçma denemesi sırasında ölen İsmail Cevheri'yi ve çalışmalarını incelemiş; neden başarısız olduğu konusuna açıklık getirmeye çalışmıştır. Daha sonrasında ise uçma konusuna meraklı, başka önemli bir isim olan Leonardo Da Vinci'nin çizimlerini incelemişti.

Evliya Çelebi

Hezarfen Ahmet Çelebi'nin dikkatini çeken en önemli nokta ise geçmişte yapılan denemelerde sadece kuşların ve böceklerin kanat hareketlerinin taklit edilmeye çalışılmasıydı. Ancak unuttukları bir şey vardı: rüzgarın gücü. O, uçmanın formülünün kanat çırparak değil, günümüzdeki planörler gibi rüzgarı kullanabilmekten geçiyordu. Tüm bu düşüncelerine uygun bir biçimde, kartal kanatlı şeklinde tasvir edilen kendi kanatlarını oluşturdu. Bu kanatlarla Ok Meydanı'nda çalışmalar yapmaya başladı. Böylelikle Hezarfen Ahmet Çelebi'nin bu uçma arzusu, dönemin padişahı IV. Murad'a kadar ulaşmıştı.

Yapılan bu çalışmaların nihayetinde, en sonunda o gün geldi. Rüzgarın uygun olduğu günlerden birinde, Hezarfen Ahmet Çelebi, Galata Kulesi'nin en uç noktasına çıktı ve kendini aşağı doğru bıraktı. Canı pahasına denediği uçma tutkusuyla, insanların şaşkın bakışları altında boğazın üstünde süzülmeye başladı. Padişah IV. Murad bile bu uçuş denemesini izlemek için Sarayburnu'ndaki Sinan Paşa köşküne gelmişti. Nitekim 5-10 dakika sonra Hezarfen Ahmet Çelebi, yaklaşık 3358 metrelik bir uçuşlu boğazı geçmiş ve Üsküdar Doğancılar Meydanı'na süzülerek inmişti.

Hezarfen Ahmet Çelebi

Deneme başarılı olunca IV. Murad, Hezarfen Ahmet Çelebi'yi tez görmek istemiş; Ahmet Çelebi'de, uçarak geçtiği boğazı bu sefer geri dönerek padişahın huzuruna çıkmıştır. IV. Murad, kendisini bir kese altınla ödüllenmiştir ama "bu adam pek korkulacak bir adamdır. Her ne murad ederse elinden gelir. Böyle kimselerin bekâsı caiz değildir" diyerek onu Cezayir'e sürgün etmiştir. Hezarfen Ahmet Çelebi'nin Cezayir'e sürgününün ardından, kendisinden bir daha haber alınamamış ve Cezayir'de ölmüştür.

Günümüzde ise Hezarfen Ahmet Çelebi gerçekten uçtu mu, yoksa bir şehir efsanesi miydi ? sorusu akla geliyor. Tarih sayfalarında bir tek Evliye Çelebi'nin seyahatnamesinde adı geçmesinden dolayı bazı tarihçiler, böyle bir olayın gerçekleşme ihtimaline olanak vermiyorlar. Fakat bilimsel açıdan incelendiğinde, bilim insanları, böyle bir uçuşun olumlu rüzgar şartlarında gerçekleşebileceğini söylüyorlar. Ayrıca, İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde bulunan "İstanbul Hezarfen Havalimanı" adını, Hezarfen Ahmet Çelebi'den almıştır.

İlk Uçan İnsan Hezarfen Ahmet Çelebi



Bu içeriği MasivaTurk.com sitesini kaynak göstererek kullanabilirsiniz. İçeriklerin; MasivaTurk.com sitesi kaynak gösterilmeden herhangi bir web sayfasında, sosyal medyada ve görsel basında yayınlanması yasaktır. Ayrıntılı bilgi için Kullanım Koşulları sayfasını okuyabilirsiniz.

22.09.2016

İçerik hakkında soru sorabilir veya yorumda bulunabilirsiniz.

İsim
Web Site
E-Posta
Mesaj

Yorumlar (2)

  1. İbrahim

    Hocam bence siz ilk uçan insanı karıştırdınız zira ilk uçan insan Abbas ibn Firnas dır... İlk uçan türk ise hazarfen ahmet çelebidir...

  2. Deniz Denizkesen

    Filmi de vardı, ben de o bazı tarihçilerin aksine Hezarfen Ahmet Çelebi'nin yaşadığına inanıyorum. Bu aksini iddia edenler, bizlerin köklü tarihini çekemeyenlerin saçmalığından başka bir şey değil.


Bu İçerikler de İlginizi Çekebilir...

Kafkas Kartalı Şeyh Şamil
09.04.2016
5,878 Gösterim

Kafkas Kartalı Şeyh Şamil

Şeyh Şamil Kumuk kökenli bir Türk'tür. 3000 kişiyle, 10.000'i aşan donanımlı Rus ordusunun kuşatmasına 80 gün boyunca direnerek dünya savaş tarihine geçmiştir.

Gâvur İzmir Deyimi Nereden Gelir?
18.01.2017
3,362 Gösterim

Gâvur İzmir Deyimi Nereden Gelir?

Gâvur İzmir deyiminin 19. yüzyılda İzmir'de yaşayan hristiyanlardan dolayı geldiğini düşünür. Aslen bu deyimin hikayesi 14. yüzyıla kadar uzanır.

Pablo Escobar'ın Hayatı ve Hakkında İlginç Bilgiler
15.04.2016
9,161 Gösterim

Pablo Escobar'ın Hayatı ve Hakkında İlginç Bilgiler

Dünyanın gelmiş geçmiş en zengin uyuşturucu kaçakçışı, siyasi kişilik, aranan suçlu ve Kolombiya halkına göre bir Robin Hood, Pablo Escobar.

Tüm Zamanların En Ünlü Telepatı Wolf Messing
24.05.2016
4,686 Gösterim

Tüm Zamanların En Ünlü Telepatı Wolf Messing

Dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü telepatı Wolf Messing kimdir ? Wolf Messing'in hayatı ve gerçekleştirdiği inanılmaz zihin kontrolleri.

Osmanlının ABD'yi Vergiye Bağladığı Trablus Antlaşması
28.06.2016
2,867 Gösterim

Osmanlının ABD'yi Vergiye Bağladığı Trablus Antlaşması

Trablus Antlaşması 4 Kasım 1796 tarihinde ABD ile Osmanlı arasında imzalanan ve ABD'nin Osmanlı'ya vergi vermeyi kabul ettiği antlaşmadır.

X

MasivaTurk.com içeriklerini
YouTube'dan takip edebilirsiniz.

YOUTUBE KANALIMA ÜCRETSİZ
ABONE OLMAK İÇİN TIKLA