Dünyada Bulunan En Gizemli 10 Yer
Günümüzde bile henüz tamamen keşfedilmemiş yerler, eski uygarlıkların yaşadığı kayıp şehirler ve gizemiyle insanı düşündüren bölgeler.
1 | Derinkuyu - Yer altı Şehri

Türkiye'nin Nevşehir ilinde bulunan tarihi turistik yer Kapadokya'da bulunur. Kapadokya'da olan yer altı şehirlerinin en büyüğüdür. İnşa edildiği tarih milattan önce 8. yüzyıl olduğu sanılmaktadır. Bu yer altı şehri 8 kattan oluşmaktadır ve içerisinde okul, ahır, kilise, evler, şaraphane, mezar odaları ve dünyadaki en eski akıl hastanesi vardır. Bu yer altı şehrinin nüfusunun o zamanlar 20.000 civarında olduğu düşünülmektedir.

2 | Edinburgh of the Seven Seas
Dünya üzerinde bulunan en ıssız yerleşim birimi olduğu bilinmektedir. 2015 yılındaki verilere göre, adada yalnızca 259 insan yaşamaktadır. Adayı çevreleyen okyanus tarafından dış dünyadan tamamen izole edilmiş durumdadır. Adanın çevresindeki suyun derinliği 3000-4000 metre civarındadır.

3 | Kuzey Sentinel Adası
Adanın boyu 72 km2'dir. Bu adada 200-250 civarında yerli yaşamaktadır. Bu yerliler binlerce yıldır dünyanın geri kalanından bağımsız olarak yaşamıştır ve günümüz teknolojisiyle daha önce hiç karşılaşmamışlardır. Daha önce dış dünyayla herhangi bir temas kurmadıkları için diğer insanlardan ve dünyadan habersizlerdir. Adada yaşayanlara Sentinelliler adı verilmiştir fakat kendilerine ne isim verdikleri bilinmemektedir.

Adanın keşfi için giden insanlara karşı çok agresif tavırlar sergiliyorlar. Adaya yaklaşan araştırmacılara ve helikopterlere taş ve ok gibi araçlarla saldırıyorlar. Dış dünyadan gelen insanları reddediyorlar.

4 | Gizemli Vostok Gölü
Vostok Gölü, Antarktika'da bulunmaktadır. Dünyanın en büyük göllerinden biridir. Bu göl, 4 km yüksekliğindeki dev bir buz tabakasıyla örtülüdür. Bilinene göre en az 15 milyon yıldır bu buz tabakası gölün üzerini kapatmaktadır. Yer yüzüne gölden çıkarılmış örneklere dayanarak, bu gölde farklı bilinmeyen DNA'lara sahip olan canlılar olduğu tahmin edilmektedir.

5 | Son Doong Mağarası (Vietnam)
Gizemli bir dev mağaradır. 1991 yılında, Vietnam'ın balta girmemiş bir ormanın içinde bir yerli tarafından keşfedilmiştir. Mağaranın içinden gelen yüksek sesler ve gürültüler sebebiyle yerliler bu mağaradan ve çevresinden uzun süre uzak durmuşlardır.

2009 yılında yapılan bir araştırmadan sonra bu mağaranın dünyanın en büyük mağarası olduğu keşfedilmiştir. Bu büyüklüğün içine 40 katlı bir gökdelen rahatlıkla sığabilmektedir.

Mağarada kendine ait bir yağmur ormanı, büyük bir nehir, küçük boyutlarda dağlar ve hayvanlar bulunmaktadır. Mağaranın uzunluğu 8 km'ye kadar uzanmaktadır. Adeta küçük bir dünya olan bu mağara, kendine ait bir ekosisteme ve iklime sahiptir. Ayrıca mağaranın henüz büyük bir kısmı keşfedilmiş değildir.


6 | Göbekli Tepe
Türkiye'nin Şanlıurfa ilinin 22 kilometre kuzeydoğusunda bulunmaktadır. Yapının keşfi 1964 yılında yapılan uzun kazılar sonucunda olmuştur. Göbekli Tepe'nin inşası milattan önce 10.000 yıllarında yapıldığı bilinmektedir. Bu özelliğiyle insanlık tarihinin en eski yapısı konumundadır. İngiltere'deki Stonegende'den 7000 yıl önce, Mısır piramitlerinden 7500 yıl önce, bilinen en eski uygarlık olan Sümerler'den ise 6000 yıl daha eskidir.

Yerleşik hayata geçişin temsili olan buğdayın atası Göbeklitepe eteklerinde denk gelinmiştr. Göbeklitepe 300 mt2 çağında dev bir tapınaktır. İçinde bulunan taşların üzerinde işlenmiş tilki, akrep, yılan, yaban domuzu, boğa ve aslan gibi o dönemde Anadolu'da yaşayan hayvanların figürleri bulunmaktadır.

Büyük güçlüklerle inşa edilmesinin ardından bir süre sonra bu yapı anlaşılmayan bir nedenden dolayı üstü kapatılıp gömülmüştür.

7 | Sima Humboldt (Venezuela)
Venezuela ülkesinin derinliklerinde, dünyada başka hiçbir yerde olmayan farklı canlılara ev sahipliği yapan, düz, zirveli bir dağ yer almaktadır. Yükseliği 3500 metre olan bu eşsiz dağın üzerinde Sima Martel ve Sima Humboldt adı verilen 2 adet büyük çukur bulunmuştur. Sima Humbolot çukuru diğerine oranla daha büyüktür ve çukurun dibinde kendine ait bir ekosistemi bulunmaktadır.

8 | Machu Picchu
Machu Picchu adındaki bu yer bugüne kadar keşfedilen en gizemli kayıp şehirler arasındadır. ABD'li bir tarihçi tarafından 1911 yılında tevafuken bulunmuştur.

Şehir 1450'li yıllarda 1360 mt yükseklikte bulunan bir dağın zirvesine çok güç şartlarda kurulmuştur. Şehrin halkı 1530'lu yıllarda gizemli bir şekilde şehri terketmiştir. O tarihlerden bu yana şehir henüz yeni keşfedildiği için şehirde bulunan her şey yüzyıllarca el değmemiş ve bozulmamış durumdadır.

Tonlarca ağırlığındaki taş bloklar dağın zirvesine hangi yollarla nasıl taşındı, şehir neden böyle bir yere kuruldu ve neden terk edildi ? gibi sorular insanı düşündürüyor.
9 | Kayıp Roraima Dağı (Venezuela)
Roraima Dağı, Brezilya ve Venezuela ülkeleri arasında bulunmaktadır. Amazon ormanlarından gökyüzüne fırlayıp bulutların üstüne çıkmış bir görünüme sahip Roraima Dağı içinde barındırdığı gizemleri sebebiyle bilim adamları tarafından kayıp dünya adıyla adlandırılıyor. Dağın yüksekliği 2770 metredir. Çok sert kuvars taşlarından oluşmaktadır.

Dağın görünümü sanki bir mimar eliyle yapılmış görüntüsü veriyor. Bu görünümünden dolayı yerliler, uzunca bir süre bu dağın orada yaşayan insanlar tarafından yapıldığını düşündü. Sarp ve dik olan Roraima Dağı'nın yalnızca görünümü değil, zirvesindeki garip coğrafi farklılıkları da çözülmüş değildir. Dağın tepesinde birçok şelale bulunmaktadır. Çok sert bir yapısı olan dağda çok sayıda şelalenin olması bilim adamları tarafından tuhaf olarak nitelendiriliyor. Dağın bazı bölgeleri saf granitten oluşmaktadır.

Rraima Dağı'nın üzerinde yaşamını sürdüren canlılarda insanları şaşırtıyor. Dünyanın en küçük kurbağası da Roraima Dağı'nın zirvesinde yaşamaktadır. Dağda yaşamını sürdüren bitki veya hayvanları dünyanın farklı bir yerinde görmek mümkün değildir.

10 | Mariana Çukuru (Venezuela)
Mariana Çukuru dünyanın en derin noktasıdır. Büyük Okyanus'ta bulunmaktadır. Çukurun dibindeki basınç, yeryüzündeki basıncın yaklaşık 1000 katıdır. Suya atılan 1 kg metal, yaklaşık 1 saat sonra tabana ulaşabilir. Bugüne kadar yalnızca 4 kere ziyaret edilmiştir. 12 ton ağırlığındaki kendi tasarımı olan denizaltısıyla en son James Cameron dalış yaptı ve 3 saat kadar kaldı. 11 km dipte bulunan deniz tabanının farklı bir gezegeni andırdığı ve yeni canlı türlerinin keşfedildiği belirtildi.

Nevşehirde ki yere gitmiş görmüş ve henüz kapalı olan yerlere girmeye çalışan birisi olarak söylüyorum. Mutlaka gidin. Urfadakine gitmekse daha nasip olmadı.