Kürşad ve 40 Çerisi

Kürşad ve 40 Çerisi

sola ok  Tarih

10.04.2016

1637 Gösterim

TSK Mehmetçik Vakfı
TSK Mehmetçik Vakfı
TSK Mehmetçik Vakfı

Kürşad ve 40 Çerisi


Kürşad ve 40 çerisi, esaret altındaki bir toplumun egemenlere karşı giriştiği bir isyanin öncüleri, bu uğurda hayatlarını ortaya koyan, saygı duyulacak özgürlük savaşçılarıydı.

Kürşad ve çerilerinin hikayesi eski Çin kaynaklarında da, Türk kaynaklarında da neredeyse aynı şekilde anlatılır. Sadece Çin kaynaklarında Kürşad'ın ismi Ashina Jiesheshuai (chie-shih-shuai) olarak geçmektedir.

Kürşad 7. yüzyılda yaşamış bir Göktürk prensidir. Asıl adı Su Tiğin'dir. Kür ve şad sözcüklerinin birleşimiyle oluşan Kür şad lakabını Göktürk devletinin son kağanı, amcası Kara Kağan vermiştir. Babası 10. büyük Türk Hakanı olan Çuluk Kağan'dır.

621 yılına gelinceye kadar Göktürkler yapılan savaşlar ve Türk boylarının birleşmeleri sonucunda oldukça güçlenmiş ve zenginleşmiş, tarihlerinin en parlak dönemlerinden birini yaşamaktaydı. Ancak 621 yılında Çinlilerin komplosu sonunda Çulug Kağan'ın zehirlenerek öldürülmesiyle, Büyük Göktürk Kağanlığı ciddi bir kriz devresine girer.

Çulug Kağan'ın ölümünden sonra kardeşi Kara Kağan hükümdar olur ve eski Türk gelenekleri gereğince de olsa, ölen abisinin Çinli eşiyle evlenmesi huzursuzluğa yol açar. Çünkü bu zehirlenme olayının arkasında Çulug Kağan'ın bir Çin prensesi olan eşi İ-çing hatunun parmağı olduğu iddia edilmektedir.

Kürşad

Kara Kağan'ın İ-çing Hatun'la evlenmesi Çinlilerin komplolarının devam etmesini de sağlar. İ-çing Hatun'un entrikaları ve Kara Kağan'ın yeteneksiz politikaları sonucu, bazı Türk boylarının Göktürklere başkaldırmaları ve yine o dönemde yaşanan kuraklığın ve soğuğun sonucunda gelen kıtlık seneleri halkın yaşamını olumsuz etkilerken, üstüne artan Çin baskısı her şeyi daha da zor hale getiriyordu. Bu gelişmeleri fırsat bilen Çinliler, kuzeye, Türk ülkesine büyük bir ordu gönderdiler. 629 senesinde yapılan savaşta Kara Kağan mağlüp oldu ve 100.000 Türk'le beraber Çinlilere esir düştü. Böylece Doğu Göktürk Devleti yıkılarak Çin imparatorluğunun esareti altına girdi.

Kara Kağan'la birlikte binlerce Göktürk Çin'in başkenti Siganfu'ya götürüldüler. Siganfu'da esir edilen Göktürk halkına tahsis edilen alanlarda yaşamaya mecbur edildiler. Bu dönem Çin'de 18. imparatorluk hanedanı olan Tang hanedanından II. imparator Tai-Tsung hüküm sürüyordu.Çin 50 milyon nüfusuyla dünyanın en büyük ülkesiydi ve Kuzey Çin'de esaret altında yaşayan yüz binlerce Türk, her an yok edilmek tehlikesiyle karşı karşıyaydı.

Çinliler, Türkler'i asimile edebilmek amacıyla Göktürk soylularını imparatorluk ordusunda maaşlı subay olarak görevlendirmişlerdi. Ancak bu taktik işe yaramamış, Türkler bağımsızlıklarına kavuşup yeniden devlet kurmak amacıyla fırsat kollamaya başlamışlardır.

O dönemde Kürşad'da pek çok diğer Göktürk soylusu gibi Çin hükümdarı ordusunda subay durumundaydı. Ancak gerçek kimliğini hiç yitirmediği gibi gün be gün daha da bilenerek, kılıcını milletinin özgürlüğü için çekeceği günü beklemekteydi. Yüzyıllarca bütün Asya'nın efendisi olan Türkler, bu boyundurluktan kurtulmak için fırsat kolluyordu. Nihayet esaretin 10. yılında, yani 639 senesinde, genç Göktürk prensi Kürşad'ın girişimiyle 40 Türk soylusu birleşerek ihtilal komitesi oluşturuldu ve bu birliğin başına Kürşad getirildi.

Kürşad'ın bu görevi kabul ederken tek şartı, ihtilalin başarılması halinde hükümdar olarak gösterilmemekti. Bu uğraşa, şahsi çıkarı için giriştiğinin düşünülmesini istemiyordu. Kürşad ve arkadaşlarının tek ve nihai amacı, Çinlileri Türk yurdundan kovmak ve Çin'de esir yaşayan Türkleri kurtarmaktı.

Saray muhafız kıtasında görevli Göktürk askerlerinden alınan bilgilere göre imparator Tai Tsung, bazı geceler başkent sokaklarında yanına sadece bir danışman alarak, tebdilli kıyafetle, korumasız olarak dolaştığı biliniyordu. Hazırlanan plana göre, böyle bir akşamda bir sokak baskınıyla Çin hükümdarı Tai Tsung yakalanarak rehin alınacak ve bu sayede Çin sarayına girilerek, orada rehin tutulan Kürşad'ın abisinin oğlu Urku Tiğin ve diğer Göktürk soyluları kurtarılıp, Urku Tigin Kağan ilan edilecekti. Böylece büyük bir ayaklanma başlatılacak, aynı zamanda Türk topraklarına kaçırılacak olan Çin imparatorunun hayatı karşılığında Türk toprakları Çinlilerden geri alınacaktı.

Bir sokak baskınında imparatorun esir edilmesi oldukça kolaydı. Ancak bu işin yapılması karalaştırılan gece, aksi bir tesadüfle büyük bir fırtına patlak verdi. İmparator sarayından çıkmadı. Kürşad, gecikilirse ihtilalin duyulacağından ve Türklerin kılıçtan geçirilebileceğinden çekindi ve sarayı basıp imparatoru 40 çerisiyle ele geçirmek için harekete geçmeye karar verdi. Saraya doğru yürüyen 41 Türk yiğidi sarayın kapısına vardıkları anda çarpışmaya başlar. Kürşad ve yiğitleri, yüzlerce Çinli askerleri öldürürler ama binlercesi üzerlerine saldırmaya devam eder.

Kürşad ve 40 Çerisi

O dönem Çin yıllıklarının bazı ingilizce tercümelerinde baskınla ancak dışarıdan gelen takviye askerlerle başedilebildiği yazmaktadır. Göktürklerin bir kısmı sarayın içinde savaşırken şehit olur. Sağ kalan Göktürk askerleri ise Kürşad'ın önderliğinde saraydan çıkarak bey ırmağına doğru ilerler. Niyetleri ırmağı geçerek Ötüken'e doğru at koşturmaktır. Fakat sağanak halinde yağan yağmur yüzünden yükselen sular, köprüyü sürükleyip götürdüğünden dolayı karşıya geçemezler. Hemen arkalarından gelen Çin ordusuyla son kez cenge tutuşurlar. Binlerce Çinli askere karşı savaşan bir avuç Türk yiğidi peş peşe şehit olurlar. Çatışmanın sonucunda artık sadece Kürşad sağ kalmıştır. Tek başına Çin hükümdarına karşı savaşmaktadır. En sonunda o da şehit olur.

Kürşad

639 yılının karanlık ve fırtınalı bir gecesinde Kürşad ve 40 yiğit Türk'ün hayal bile edilemeyecek saray baskını, Çinlileri kalplerinin derinliklerine kadar titretti. Tang hanedanının ünlü imparatoru Tai Tsung bu baskından canını zor kurtarması, sarayda ve halk arasında şoka ve paniğe sebep oldu. Kürşad ve 40 çerisinin yaptıkları bu inanılmaz ihtilalden sonra korkuya kapılan Çinliler, Siganfudaki bütün esir Göktürkleri serbest bırakmak zorunda kalmıştır. Ancak ihtilal başarılamadı diye Çin boyundurluğu altındaki Türkler hiçbir zaman vazgeçmedi. Bütün Türk illerinde hiçbir kuvvet tarafından karşı konulmasına imkan olmayan bir özgürlük rüzgarı esmeye başladı. Kürşad ve 40 çerisinin öyküsü ağızdan ağıza yayıldı. Birçok efsaneye konu oldu ve tutsak olan Göktürk halkı arasında milli bilinci uyarıcı bir etkisi yarattı. Ardından geçen 43 senenin sonunda 682 yılında, İlteriş Kağan'la Bilge Tonyukuk önderliğinde bozkurt başlı sancak tekrar kaldırıldı ve II. Göktürk Devleti kuruldu.

Göktürk Bayrağı


10.04.2016

Konu hakkında soru sorabilir veya yorumda bulunabilirsiniz.

İsim
Web Site
E-Posta
Mesaj
Henüz yorum yapılmamış.