Kölelik Hakkında Korkunç Gerçekler

Kölelik Hakkında Korkunç Gerçekler

sola ok  Tarih

14.12.2017

3,530 Gösterim

Bu içeriği 4 dakikada okuyabilirsiniz.

Önerilen Video ▼



Kölelik Hakkında Korkunç Gerçekler


Dünyaya demokrasi dağıttığını söyleyen ABD ve dünyaya medeniyeti öğrettiğini söyleyen Avrupa, köleliği yasallaştıran ülkelerdir. Batı başkentlerinin şık kaldırımlarına hayran kalanlar bilmelidir ki; o kaldırım taşlarının altında milyonlarca kölenin kanı vardır.

Parçalanmış aileler, yerlerinden sürülmüş kabileler, dokusu tahrip edilmiş çevre ve sömürülen kaynaklar, Avrupa'nın ve ABD'nin bu bölgelerdeki utanç tablolarıdır.

Kölelik


Sayılarla Kölelik


1525 yılı ile 1866 yılı arasında tahmini olarak 12,5 milyon insan köle olarak Afrika'dan gemilerle Avrupa ve Amerika'ya götürülmüştür.

Ailelerinden koparılarak Avrupa ve Amerika'ya gemilerin kalkacağı karargâhlarda toplanır toplanmaz, ilk süreçte bitlenmeyi önlemek için traş edilmişler, bir eşya gibi damgalanmışlar, bazılarının kulakları kesilmiş ve disiplin için belli aralıklarla şiddetle dövülmüşlerdir.

12,5 milyona ek olarak 1 milyon kişi bu karargahlarda öldürüldü. 4,5 milyon kişi ise bu karargâhlara getirilirken aç yürütülmekten veya gösterilen şiddetten öldü.

Okyanus seyahatleri için gemiye bindirildikleri anda 12,5 milyon kölenin yaklaşık %20'si tekrar karaya ayak basamayacaktı. Çünkü sıkı paketçi lakabı verilen beyaz tenli kaptanlar, güvertenin altına, olması gerekenden 2-3 kat daha fazla köleyi sıkıştırmayı deneyince hijyensizlikten dolayı gemide bulaşıcı hastalıklar çıkmıştı.

Köle Gemisi

Sadece bir gemiye 600 kadar insanın sığdırıldığı çok oldu. Geminin altında o kadar az alan kalırdı ki, insanlar iki ay boyunca süren okyanus seyahatlerinde kımıldayamazlar, kendi dışkılarında ve sidiklerinde uyurlardı.

Yaklaşık 1 milyon 800 bin Afrikalı, Atlas Okyanusundaki orta geçit olarak bilinen okyanus bölgesinde taşınma esnasında hayatını kaybetti. Bazı köleler ise sırf itaati sağlamak ve diğerlerine korku salmak için suçsuzca, kıyılardan yüzlerce km uzaklıktaki okyanusun ortasına atılıp boğulmaya terkediliyordu. Yani köleler daha beyazların ülkesine varmadan önce hayal bile edemeyecekleri zalimliklerle karşılaşmışlardı.

Slave Ship


Köle Olmak


İç kesimlerdeki birçok Afrikalı hayatlarında daha önce hiç beyaz görmemişti ve onların sürekli insanları götüren ve daha fazlası için geri gelen yamyamlar olduklarını sandılar. Bu inanış gitgide yaygınlaştı ve yem olmaktan ya da daha fazla acıdan kaçınmak için ölünce ruhlarının yurtlarına döndüklerine inanıp aç kalarak ya da diğer yollarla intihar ettiler.

Hayatta kalanlar ise tamamiyle insanlıktan çıkarıldılar. Erkek köleleri formda ve zinde tutabilmek için dans ettirdiler. Kaptanların maddi çıkarları gereği kölelerin karaya sağlam çıkmaları çok önemliydi.

Dans ettirme denilen şey ise gemideki tayfalar, kırbaçlarını kölelerin çıplak vücutlarına şaklatırlar ve onlar da can havliyle sağa sola kaçışırlardı.

Köleler


Kölelerin Dağılımı


Sanıldığının aksine Avrupa ve Amerika'ya gönderilen 12,5 milyon kölenin sadece 450,000 kadarı ABD'ye götürülmüştür. Geri kalanın %80'i Karayipler ve Güney Amerika'ya gitmiştir. Yalnızca Brezilya 4 milyon 860 bin köleyi ele geçirmiştir.

Zaman içinde sömürgeyle güçlenen İngiltere ise toplamda 2 milyon 800 bin civarda köleyi taşıyan gemileriyle köle ticaretinde lider konumuna gelmiştir.

17. yüzyılda İngiltere'nin şehri olan Liverpool'dan yola çıkan her dört gemiden biri köle ticaret gemisiydi. Liverpool ve Amsterdam gibi şehirler insan ticaretiyle zenginleştiler. Bugünkü refah seviyelerinin temeli böyle oluştu.

K


Kaçıp Kendi Medeniyetlerini Kuran Köleler


1605 yılında Brezilya'nın birbirine yakın bölgelerinden 20,000 civarında köle, efendilerinden kaçarak Alaquàs'da adlı ıssız bir ormanda toplanmışlar ve bir topluluk halinde kaçak hayatı sürerk ormanın derinliklerinde sessizce yaşamaya başlamışlardı.

Çoğu Afrika'nın farklı kabilelerindendi. Ortak dilleri Portekizceydi. Çamurdan evler yapıyorlar, doğadan besleniyorlardı. Onlar, sayıları 5,000'e kadar çıkan kaçak köle topluluklarının en büyüğüydü.

Bildikleri Orta Afrika sosyo-politik modelini örnek alarak kendi anayasalarını ve hükümetlerini kurdular.

Quiloño ismini verdikleri medeniyetlerini 1605 yılından 1694 yılına kadar gizli tutmayı başarmış olsalar da, yerleri keşfedilince üzerlerine gönderilen bir orduya teslim olmak zorunda kaldılar. Liderleri vahşice öldürüldü ve dağıtılıp tekrar köleleştirildiler.

Köle


Köleliğin Yasaklanması ve Sonrası


ABD'de kölelik tüzel olarak 1865'te kaldırılınca, yapılmış ilk anma törenine 10,000 eski köle katılmıştı. Ancak her siyah birey uzun yıllar boyunca hâlâ resmi olarak ev satın alamadı, bir işte çalışamadı ve bir okula gidemedi.

ABD'deki Alabama eyaletinde bir siyahinin bir beyazla evlenmesi Kasım 2000 tarihine kadar yasaktı.

Köle ticareti Amerika ve Avrupa'da yasaklandığında yükselen rekabet ve Avrupa'dan silah sızdırılması, Afrika'daki bugüne kadar devam eden savaş ve istikrarsızlık halini körükledi.

Aynı zamanda Afrika'daki ırkçı ideolojiye de katkıda bulunarak topluluklar arasındaki iç savaşlar dönemini başlattı.

Kölelik her ülkede suç olsa da, dünya üzerindeki bugünkü köle sayısı tarihte hiç olmadığı kadar yüksektir.

Dünyada tahmin edilen 30 milyon köle varken Tayland ve Rusya'da tahmin edilen köle sayısı 500,000'er bin, Pakistan'da 2 milyon, Çin'de 3 milyon, Hindistan'da ise 14 milyon civarındadır.

Afrika'nın neredeyse tamamında çalıştırılmak üzere çocuklar ailelerinden koparılıyor. Latin Amerika tarlalarındaysa göçmen erkekler köle gibi çalıştırılıyor.

K


Kaynak
    https://www.youtube.com/watch?v=6A82uDWjclk




Bu içeriği MasivaTurk.com sitesini kaynak göstererek kullanabilirsiniz. İçeriklerin; MasivaTurk.com sitesi kaynak gösterilmeden herhangi bir web sayfasında, sosyal medyada ve görsel basında yayınlanması yasaktır. Ayrıntılı bilgi için Kullanım Koşulları sayfasını okuyabilirsiniz.

14.12.2017

İçerik hakkında soru sorabilir veya yorumda bulunabilirsiniz.

İsim
Web Site
E-Posta
Mesaj
Henüz yorum yapılmamış.

Bu İçerikler de İlginizi Çekebilir...

Doğu Türkistan Milli Kahramanı Osman Batur
02.07.2016
7,279 Gösterim

Doğu Türkistan Milli Kahramanı Osman Batur

"Bir gün biz kâfirleri yine çöllerin öbür tarafına atacağız. Sayıları Taklamakan Çölü'ndeki kum taneleri kadar olsa bile." Altay Kartalı Osman Batur

Papa'nın Ayaklarına Kapandığı Türk: Atilla
05.02.2016
13,648 Gösterim

Papa'nın Ayaklarına Kapandığı Türk: Atilla

Avrupalılar, Atilla'dan o kadar çok korkuyorlardı ki, Attila hiçbir zaman vahşete imza atmamasına rağmen, sırf gücünün kudretinden dolayı, "Tanrı'nın Kırbacı" olarak nitelendirmişlerdir.

Osmanlı'nın Çılgın Savaşçıları: Deliler
20.12.2017
7,068 Gösterim

Osmanlı'nın Çılgın Savaşçıları: Deliler

Vahşi hayvan derilerinden yapılan başlık ve elbiseler giyen, görünüşleriyle düşman askerlerine korku salan Osmanlı'nın çılgın askeri sınıfı: Deliler.

Nazilerin Dünyaya 10 Katkısı
23.12.2015
4,177 Gösterim

Nazilerin Dünyaya 10 Katkısı

Tüm dünyaya korku salan Nazi imparatorluğunun dünyaya kazandırdığı 10 olumlu katkı.

Kürşad ve 40 Çerisinin Efsanevi Hikayesi
10.04.2016
12,354 Gösterim

Kürşad ve 40 Çerisinin Efsanevi Hikayesi

Esaret altındaki Göktürklerin, Çinlilere karşı, 41 kişiyle yaptıkları ihtilali anlatan, özgürlük savaşçıları Kürşad ve 40 Çerisinin hikayesi

X

MasivaTurk.com içeriklerini
YouTube'dan takip edebilirsiniz.

YOUTUBE KANALIMA ÜCRETSİZ
ABONE OLMAK İÇİN TIKLA