HAARP Kıyamet Teknolojisi

HAARP Kıyamet Teknolojisi

sola ok  Genel Kültür

11.04.2016

769 Gösterim

TSK Mehmetçik Vakfı
TSK Mehmetçik Vakfı
TSK Mehmetçik Vakfı

HAARP Kıyamet Teknolojisi


High Frequency Active Auroral Research Program yani HAARP, Sırp asıllı ünlü ABD'li deha Nikola Tesla'nın temellerini attığı bir teknolojidir. Nikola Tesla hayata veda ettikten sonra bu teknolojiye Amerika tüm detaylarıyla birlikte el koymuştur.

Nikola Tesla - HAARP

Günümüzde HAARP; ABD Kara Kuvvetleri, ABD Deniz Kuvvetleri ve Alaska Üniversitesi tarafından ortak yürütülen bir çalışmadır. Günümüzün en üstün teknolojisi olarak da görebileceğimiz HAARP teknolojisi, elektromanyetik sinyaller yardımıyla çok büyük enerjileri kontrol edebilme mantığı üzerine kurulmuştur. Türkçe karşılığı "Yüksek Frekans Aktif Güneşsel Araştırma Programı" olan bu sistem, yüksek enerjiler yardımıyla aktif ve güçlü radyo dalgaları oluşturmaktadır.

1997 senesinde projenin son kısmı tamamlandığında, 3 milyar wattlık bir güçten fazla enerjiyi atmosferin üst katmanlarına yaymak için tasarlanmış güçlü bir verici inşa edilmişti. Proje dünyanın en büyük iyonosfer ısıtıcısını içeriyordu ve iyonosferin ısıtılması ile VLF (çok düşük frekans dalgaları) üretilmekteydi. Bu amaçla "yüksek frekans bazlı bir radyo vericisi" kurulmuş ve 72 fit (yaklaşık 22 metre) yüksekliğinde 180 kule inşa edilmişti. Böylelikle iyonosferi yüksek miktarda enerjiyle yükleyerek, suni olarak ısıtılmış olan geniş miktardaki güneş ışığını rahatlıkla dünyanın seçilmiş bölgelerine odaklamak mümkün hale gelecekti.

Alaska'daki HAARP antenleri

Bu sebeple kurulan HAARP kompleksi Alaska'da bulunan Gakona kasabası yakınlarında izole edilmiş bir bölgede bulunan askeri bir üstür. Bölge olarak Alaska'nın seçilme sebebi, Alaska'nın dünyadaki elektromanyetik kuşaklarının özel kesişim bölgesinde bulunması sebebiyle elektromanyetik alanlara müdahele edebilmek için en iyi yer olması, korunması kolay ve gözlerden uzak olmasıdır.

Alaska'daki HAARP antenleri

HAARP Pentagonun kontrolünde ve ABD ordusunun hizmetinde olan belkide en önemli proje. Fakat ABD askeri kaynaklarında, bu sistemin genel olarak iletişim alanında kullanılması için geliştirilmiş bir proje olduğu belirtiliyor. HAARP projesinin amacı yapılan resmi açıklamalara göre şunlardır:

Atmosferdeki termonükleer araçların elektromanyetik vuruşlarını değişikliğe uğratmak.
Denizaltlarında haberleşmeyi daha kolay bir hale getirmek.
Radar sistemleri daha da geliştirmek.
Çok büyük bir bölgede, ABD Ordusu dışında bulunan tüm haberleşmeyi durdurabilmek.
Çok büyük alanlarda doğalgaz, petrol ve mineral kaynaklarını tespit edebilmek ve yer altının tomografik haritasını çıkarabilmek.
Cruise Füzeleri gibi güdümlü silah sistemleri ile yapılabilecek her türlü hava saldırısında, silahı ve uçakları havada imha etmek.

Ancak, HAARP projesi detayları ve işlevi hakkında gizemlerle dolu olan bir projedir. İlk günden beri bu projenin yapılmaması için birçok ülkede kampanyalar yürütüldü. Bu proje senelerdir özellikle iklimin kontrolü ve yapay deprem silahı olarak kullanılabilme düşüncelerinden dolayı çok tartışmalı bir konu halini almıştır.

HAARP iklim kontrolü

HAARP karşıtı birçok görüş yayınlanmış ve bu görüşler inanılmaz baskılara uğramıştır. ABD'de hükümet tarafından 2010-2011 yılının en fazla sansürlenen 25 haberi sırasında HAARP 9. sırada yer almaktadır. Bu da karşıt görüştekilerin şüphelerinde haklı olabileceklerini göstermektedir. Proje karşıtı bilimadamlarına göre HAARP silahını elinde tutan ülkenin dünyanın hakimi olacağı söylenmektedir.

Projenin karşısında olan ünlü jeofizikçilerden Prof.Gordon MacDonald'e göre bu teknoloji ile iklimleri değiştirip kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir, ozon tabakasıyla oynayabilir, deprem oluşturulabilir, okyanuslardaki dalgalarını kontrol altına alabilir, dünyanın enerji alanlarıyla oynayıp, insan zihnini kontrol altına alabilir, radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluşturabilir, dünyanın diğer ucunda bulunan he türlü cihazı çalışamaz bir hale sokabilirsiniz.

Moskova Devlet Üniversitesi Fizik profesörlerinden Georgi Vasilyev ise ABD'nin çalışmakta olduğu Alaska'daki HAARP İstasyonu'nu resmen Jeofizik ve tektonik bir silah olarak tanımlamıştır. Vasilyev: "HAARP çalıştırıldığı günden bugüne dünyanın farklı bölgelerinde iklim anormallikleri gözlenmeye başladı. Kar yağması gereken yerler güneş ile kavrulurken, Afrika'da kar yağışları gözlemlenmekte, bu garip olgular genelde küresel ısınmaya fatura ediliyor.' demiştir.

HAARP iklim kontrolü

1997'den sonra başlayan testlerle birlikte, dünyadaki haarp çalışmaları ve deneyleri sonucu yaşandığı iddia edilen bir çok olumsuz olay bulunmaktadır. Bu olumsuz olayların içerisinde ülkemiz açısından en dikkat çekici olanı, çok acı sonuçları olan 1999 Gölcük depremidir. İddialara göre, ABD HAARP teknolojisini kullanarak, deprem oluşmadan elektromanyetik sinyaller gönderip, tektonik katmanlar arasında çoğalan basıncı değişik noktalardan patlatıp, boşaltmak suretiyle, olası büyük bir depremi daha ufak depremlere dönüştürmenin yolunu bulmuştu.

HAARP yapay deprem

Bu çalışmaları ilk olarak Arizona çölünde denediler. Daha gerçekçi olması için uzak kıtada bir deneme yapmak amacıyla Türkiye'yi seçtikleri ancak fay hattının enerji birikiminin çok olması dolayısıyla beklendiği gibi 4 şiddetinde bir depremin değil yaşadığımız 7 küsürlük depremin olduğu o gün bugündür sürekli iddia edilmekte. Ayrıca 2011 yılında yine Türkiye'de Van ilinde olan depreminde HAARP tarafından gerçekleştirildiği söylentiler arasında yer almaktadır.

Öyle veya böyle dünyanın dengesiyle oynamak çok büyük sonuçlara neden olabiliyor. Ancak buna rağmen hâlâ bazı ülkeler kendi çıkarlarını düşünerek hareket etmekte ve bunun sonucunda oluşan olumsuz olaylardan ise tüm dünya etkilenmekte. Fakat artık herkesin anlaması gereken çok önemli bir nokta var; doğa ile oyun olmaz.


11.04.2016

Konu hakkında soru sorabilir veya yorumda bulunabilirsiniz.

İsim
Web Site
E-Posta
Mesaj

Yorumlar (1)

  1. Yıldız Ercan

    Kanım dondu resmen. ABD doğaya karşı çıkmaya başlamış, bu da felaket getirecektir bence.