Güneş Aniden Yok Olsa Dünya'da Neler Olur?

Güneş Aniden Yok Olsa Dünya'da Neler Olur?

sola ok  Uzay

19.12.2017

1,383 Gösterim

Bu içeriği 7 dakikada okuyabilirsiniz.

Güneş Aniden Yok Olsa Dünya'da Neler Olur?




Güneş, Dünya'nın enerji kaynağıdır. Güneş olmadan Dünya üzerinde var olan gelişmiş bir yaşam mümkün olmazdı (bilimsel olarak).

Güneş'in birden yok olduğu varsayılırsa, yani bilinmeyen bir güç Güneş'i birden alıp götürse, ortadan kaldırsa ne olur?

Öncelikle Güneş aniden yok olursa Dünya'nın Güneş'in etrafında dönmesini sağlayan çekim etkisi de yok olacağı için dairesel olan Dünya yörüngesi, Güneş kaybolduğu andan itibaren hangi doğrultuda ise o yöne doğru hareketini düz biçimde sürdürecek.

Yani Dünya, Samanyolu'nun içinde düz doğrultuda binlerce kilometrelik bir hızla yol almaya başlayacak. Dünya'nın doğrultusu ve hızı değişmediği için herhangi bir savrulma ya da yıkım yaşanmayacak. Ayrıca Dünya'nın bu düz yolculuğu sırasında herhangi bir gökcismine veya başka bir yıldıza çarpma ihtimali çok çok düşüktür.

Andromeda gif

Bu durumda şunu belirtmek gerekir; kütleçekim etkisinin evrendeki en yüksek hız olan ışık hızıyla yayıldığı düşünülmektedir. Bu da şu anlama gelmektedir; Güneş aniden ortadan kaybolduğunda, Güneş'in Dünya üzerindeki kütleçekim etkisinin ortadan kalkması 8 dakika gibi bir süre alacaktır. Sonrasında ise biraz önce belirtilen senaryo dahilinde yani düz bir doğrultuda Samanyolu galaksisinin derinliklerine doğru yol almaya başlayacaktır.

Işık, Güneş'ten Dünya'ya yaklaşık 8 dakikada ulaşabildiği için Güneş'in yok olduğunu Dünya'daki insanların anlaması ancak 8 dakika sonra mümkün olacak. Dünya'nın gündüz tarafında olanlar için gökyüzü aniden kararacak. Gece tarafında olanlar ise Ay'ın aniden kaybolduğunu görecekler. Çünkü Dünya'nın uydusu Ay da, Dünya'ya Güneş ışığını yansıtmaktadır. Bu durumda Ay, Güneş yok olduğunda bir ışık yansıtamadığı için gözden kaybolacak.

Dünya ve Ay

Güneş bir anda yok olsa ve ortalık aniden kararsa bile şehirlerde yaşayanlar gökyüzüne baktığında, gökyüzünün yıldızlarla kaplandığını göremeyecekler. Çünkü Dünya'daki elektrik şebekeleri hâlâ çalışıyor ve sokak lambaları şehirlerde ışık kirliliğine sebep oluyor.

Bu sırada eğer Jüpiter ve Satürn gibi gezegenler gökyüzünde görünür durumdaysa, insanlar bu gezegenleri görmeye devam edecek, çünkü bu gezegenlerden Dünya'ya ulaşan ışığın yolculuk süresi, uzaklıklarından dolayı oldukça fazla. Fakat yaklaşık 50 dakika gibi bir süre sonra Jüpiter, 80 dakika sonra ise Satürn gökyüzünde görünmez hale gelecek.

Dünya ışık ve ısı kaynağından yoksun bir hale düştüğü için yavaş yavaş soğumaya başlayacak. Ancak bu soğuma çok ani biçimde olmayacak. Sıcaklığın sürekli düştüğü, günler içerisinde yavaşça hissedilecek.

Bununla birlikte, yaşayabilmek için Güneş ışığına bağımlı olan bitkiler fotosentez yapamayacak hale gelecekler. Yaklaşık 7-10 gün içerisinde yeryüzündeki tüm yeşil bitkiler ölüp yok olacak. Mantarlar ise fotosenteze ihtiyaç duymadıkları ve yeryüzü henüz donmadığı için bir süre daha yaşamlarına devam edecekler.

Ölü Yeryüzü

Ayrıca İzlanda gibi yeraltındaki sıcak su kaynaklarının yoğun biçimde bulunduğu termal bölgeler, insanoğlunun ısınma ve enerji ihtiyacını çok uzun süreler karşılayacaktır.

Tabi durum böyleyken insanlar acil tedbirler alacaktır. Güneş'in yok olduğunu gören yetkililer, çok hızlı bir şekilde sıcak jeotermal suların çokça bulunduğu İzlanda gibi yerlere korunaklı şehirler inşa etmeye başlayacaklar.

Kendi elektriğini üretebilen ve ısısını sağlayabilen bu jeotermal kentler geçici, ancak uzun yıllar insanların yaşaması için yeterli olacaktır. Fakat insanoğlunun büyük kısmı, yer ve kaynak sıkıntısından dolayı bu yapılarda yaşama şansı bulamayacak. İnsanlığın büyük çoğunluğu elde olan kaynaklar tükendikten sonra soğuktan, susuzluktan ve açlıktan birkaç ay içinde ölecekler.

Bu arada yeryüzü yavaşça soğumasını sürdürüyor olacak. Yaklaşık 1 sene sonra Dünya'daki yüzey sıcaklığı -100° civarına düşmüş olacak. Bu sıcaklıkta atmosferde bulunan tüm karbondioksit donacak ve Dünya atmosferi saf haliyle bitki yaşamına izin vermez hale gelecektir. Yani jeotermal kentlerde yaşayanlar, yiyecek bitki yetiştirmek için aynı zamanda karbondioksit de üretmek zorunda kalacaklar.

İzlanda Jeotermal Yaşam

Güneş ışığına bağımlı olan algler ölmüş olduğu için okyanusların besin zinciri kesintiye uğrayacak. Alglerle beslenen canlılar da ölecek ve bu canlılarla beslenen diğer küçük canlılar da ölecek. O küçük canlılarla beslenen balıklar da öleceği için daha büyük balıkların da nesli tükenecek. Özetle, okyanusların ilk 1 kilometrelik derinliğine kadar yaşayan tüm canlılar yok olacaktır.

Okyanus diplerinde, volkanik etkiler sonucunda oluşan termal bacalar, Güneş ışığının yokluğunda çevrelerindeki yaşayan canlıların ihtiyaç duyduğu ısı enerjisini sağlayabiliyorlar. Bu şekilde okyanus derinliklerinde yaşayan canlıların ömrü milyarlarca yıl kesintiye uğramadan sürebilir.

Geriye, zor koşullarda yaşayabilen birkaç tek hücreli bakteriden başka bir şey kalmayacak. Zaten ilk yılın sonuna kadar, düşen sıcaklık sebebiyle denizler ve okyanuslar buz tutmaya başlayacak. Gün geçtikçe daha da kalınlaşan, yüzlerce metre kalınlığındaki buz tabakaları Dünya'daki tüm okyanusların üzerlerini kaplayacak.

Buzul Çağ Dünya

Okyanus derinlerindeki jeotermal bacaların çevresinde yaşayan canlılar için ise çok bir şey farketmeyecek. Zaten hiçbir zaman Güneş ışığına bağımlı olmadıkları için buralarda normal bir şekilde yaşamlarına devam edecekler. Dünya'nın çekirdeği milyarlarca yıl daha sıcak kalmaya devam edeceği için jeotermal bacalar hep varolacaklar ve yaşam alanları zarar görmeyecek.

Birkaç yıl sonra buz kalınlığı 1 km'nin üzerine çıkacak. Fakat okyanusların derin bölgeleri her zaman sıvı kalmaya devam edecek. Bir süre sonra okyanus yaşamı ise sadece jeotermal sıcak su bacalarının çevresiyle sınırlı olacak.

10 yıl içinde Dünya'nın sıcaklığı -250° dereceye kadar düşecek. Bu sıcaklıkta atmosferin neredeyse tamamını oluşturan azot ve oksijen donarak yeryüzüne kar şeklinde yağmaya başlayacak. Yani Dünya'nın atmosferi yok olacak.

Dünya artık kilometrelerce kalınlıkta; üstte azot, onun altında su buzuyla kaplı bir küreden ibaret bir halde.

Buzul Çağ

Bu sırada tüm karalar buzla kaplanmış, okyanuslar insanların erişemeyeceği kadar donmuş, göl ve nehirler yok olmuş olacağından jeotermal kaynaklar çevresindeki korunaklı yapılarda yaşamlarını sürdürmeye çalışan şanslı insanlar, daha büyük projelere girişmeleri gerektiğinin farkına varacaklar.

Bu farkındalığın sonucunda insanlar, yeryüzünün derinliklerine doğru artan sıcaklıktan faydalanabilmek için yüzlerce hatta binlerce metre derinliklerde, tünel ağlarından oluşan yeraltı şehirleri inşa edecekler.

Enerjilerini yerkabuğunun derinliklerindeki sıcak Magma'dan sağlayacak olan insanlar, bu tünel şehirlerde, hayatlarını binlerce hatta milyonlarca yıl boyunca sürdürebilecekler.

İnsanlar Magma'nın ısısı sayesinde elektriklerini üretip aydınlanabilecek, soluyacak hava üretebilecek, bitki ve hayvan yetiştirebilecekler. Bir süre sonra insanların oluşturduğu bu yeraltı tünel şehirlerindeki yaşam normal hale gelecek. Hatta belki nesiller sonra insanlar, Dünya yüzeyinde yaşadığını bile unutacaklar.

Yeraltı Şehri

Hayatına yeraltı şehirlerine devam eden insanlar eğer başarabilirse; yeraltı şehirlerinde milyonlarca, belki milyarlarca yıl hayatta kalabilirler. Ancak bunu başarmak kolay değil.

Yeraltında geçen binlerce, milyonlarca yılın sonunda eğer insanlık uzay teknolojisi alanında ilerleyebilirse, belki bir gün Dünya'nın, yakınından geçtiği bir yıldızın çevresindeki uygun şartlara sahip bir gezegene taşınarak bugünkü gibi normal hayatlarına dönebilecekler.

Yazıda belirtildiği gibi Güneş'in yok olması insanlığın ve hayatın yok olması anlamına gelmiyor. İnsanoğlu çok zor zamanlar geçirecek olsa da, bir çoğunun hayatta kalabilme ihtimali var.

Okyanuslardaki jeotermal bacalarda yaşayan canlılar ise hâlâ hiçbir şeyin farkında olmadan yaşamlarına devam edecekler.

Okyanusun Derinliklerinde Yaşam






Bu içeriği MasivaTurk.com sitesini kaynak göstererek kullanabilirsiniz. İçeriklerin; MasivaTurk.com sitesi kaynak gösterilmeden herhangi bir web sayfasında, sosyal medyada ve görsel basında yayınlanması yasaktır. Ayrıntılı bilgi için Kullanım Koşulları sayfasını okuyabilirsiniz.

19.12.2017

İçerik hakkında soru sorabilir veya yorumda bulunabilirsiniz.

İsim
Web Site
E-Posta
Mesaj
Henüz yorum yapılmamış.

Bu İçerikler de İlginizi Çekebilir...

Uluslararası Uzay İstasyonu Hakkında Bilgiler
22.12.2016
9,775 Gösterim

Uluslararası Uzay İstasyonu Hakkında Bilgiler

İnsanoğlunun yapmış olduğu en pahalı ve dünya dışındaki en büyük yapı olan Uluslararası Uzay İstasyonu hakkında kapsamlı bilgiler...

Evren, Işık Hızından Daha Hızlı mı Genişliyor?
26.11.2016
1,838 Gösterim

Evren, Işık Hızından Daha Hızlı mı Genişliyor?

Evrenbilim ile ilgili en popüler söylentilerden biri de, evrenin ışık hızından daha hızlı genişliyor tanımlamasıdır. Ancak bu cümle biraz eksiktir.

Amerika Ay'a Gerçekten Gitti mi ?
01.05.2016
3,326 Gösterim

Amerika Ay'a Gerçekten Gitti mi ?

Neil Armstrong ve Buzz Aldrin'in 1969 yılında Ay'a ayak basan ilk insanlar olmasının ardından, "Ay'a hiç gidilmedi" iddiası ortaya atılmıştır.

Üçüncü Boyutun Ötesi Dördüncü Boyut: Tetraküp (Tesseract)
04.09.2017
2,426 Gösterim

Üçüncü Boyutun Ötesi Dördüncü Boyut: Tetraküp (Tesseract)

Tesseract, tüm kenar açıları 90 derece olan, ayrıtları ve yüzeyleri eşit, köşeden köşeye dik dört ayrıtın çıktığı, dört boyutlu küpe verilen isimdir.

Mars'ta İnsan Kolonisi: Mars ONE Projesi
12.04.2016
2,656 Gösterim

Mars'ta İnsan Kolonisi: Mars ONE Projesi

Hollandalı bir işadamının girişimiyle oluşturulan MARS ONE adında bir proje ile Mars'ta kalıcı bir insan kolonisi oluşturulacak.

X

MasivaTurk.com içeriklerini
YouTube'dan takip edebilirsiniz.

YOUTUBE KANALIMA ÜCRETSİZ
ABONE OLMAK İÇİN TIKLA