FETÖ'nün Taklit Ettiği Hristiyan Tarikatı: Opus Dei

FETÖ'nün Taklit Ettiği Hristiyan Tarikatı: Opus Dei

sola ok  Genel Kültür

29.12.2017

576 Gösterim

Bu içeriği 6 dakikada okuyabilirsiniz.

FETÖ'nün Taklit Ettiği Hristiyan Tarikatı: Opus Dei


Opus Dei, Latince'de "Tanrı'nın İşi" ya da "Tanrı'nın Hizmeti" anlamına geliyor. 1928 yılında İspanyol Papaz Jose Maria Escriva de Balaguery Albas tarafından Madrid'te kurulan Katolik bir tarikat olan Opus Dei tarikatına bağlı olan kişiler de "Tanrı'nın Hizmetçileri" olarak geçiyor.

Opus Dei, Türkiye ve dünya kamuoyunun asıl tanışması, Dan Brown'un 2003 yılında yayınlanan ve tüm dünyada 80 milyonun üstünde satan "Da Vinci Şifresi" isimli kitabıyla oldu.

Dan Brown, dünyayı sarsan bu kitabında Opus Dei tarikatıyla ilgili yazdıklarıyla tüm dikkatları bir anda bu gizemli tarikatın üzerinde toplamıştı.

Bu tarikatla ilgili yazılan az sayıdaki kitaptan biri olan "Gizli Opus Dei" de İtalyan yazar Pinotti, tarikatla ilgili dışarıdan elde edilen bilgilerin sadece buz dağının görünen kısmı olduğunu anlatmakta.

Buz dağının görünen kısmı

İngiliz araştırmacı Michael Walsh ise bu örgütün aslında Tanrı'nın işi anlamına gelen Opus Dei olarak değil, Octopus Dei yani Tanrı'nın Ahtapotu olarak adlandırılması gerektiğini yazmaktadır.

İspanya'da sıradan bir papaz olan Escriva, Madrid'deki bir kiliseye günlerce kapanıp orada inzivaya çekilmişken Tanrı'dan aldığını iddia ettiği mesajla Opus Dei tarikatını kurduğunda yıl 1928'di.

Opus Dei'yi diğer dini tarikatlardan ayıran en önemli özellik, bu örgütün ahiretten çok dünyevi işlerle uğraşması olmuştur. Bu kendi halinde küçük tarikat İspanya İç Savaşı'nda General Franco'yu destekler ve Franco ile yaptığı anlaşma sayesinde devleti yavaş yavaş ele geçirerek gelişmeye başlar.

Franco, Opus Dei'ye önce ekonomi ve dış politika, daha sonraları ise eğitimin kapılarını ardına kadar açar. Tarikat bunu kullanarak okullar ve yurtlar açmaya, zamanla eğitim sektöründe tamamen hakim olmaya başlar. Yetişkinliklerinde tarikat liderlerinden gelen emirleri hiç sorgulamaksızın yerine getiren fertler oluşturulur.

Opus Dei

General Franco'nun kanatları altında önce İspanya'da palazlanan Opus Dei tarikatı böylelikle ekonomiden kitle iletişim araçlarına, finans, sanayi, politika, bilim, eğitim gibi tüm stratejik sektörlerde önemli mevkilere yerleşmeye başlar.

Tarikat, Soğuk Savaş döneminde dünyaya yayılma stratejisi izler. Karargâhını İspanya'nın ücra bir köşesinden Vatikan'ın yanındaki Roma'ya taşıyan tarikat lideri Escriva önce İngiltere ve Fransa'ya, oradan ABD, Meksika ve Güney Amerika'ya ve nihayet Kenya, Afrika, Japonya derken Asya'ya sıçrar.

1950'lerin ortalarından itibaren İspanya ve Avrupa'da artık iletişimden sanayiye, teknolojiden kamu yönetimine kadar her alanlda kadroların önemli bir bölümü Opus Dei üyesi olmuştur.

Örgüt böylelikle hem devlet üzerindeki etkinliğini, hem de partiler üstü bir görünümle saygınlığını geliştirir. Papalık, güçlü anti-komünist misyonu nedeniyle açık destek verdiği Opus Dei'yi 1950 yılında resmen tanır. 1982 yılında tarikat önderlerine piskopos ünvanı verir ve ölümünden sonra da tarikatın kurucusu Escriva'yı Aziz ilan eder.

escriva

Günümüzde Opus Dei tarikatının hristiyanların yaşadığı her ülkede sorumlu bir kardinali bulunuyor. Siyasi, askeri, polis, mali ve ticari alanlarda çok etkin ve milyonlarca dolara hükmediyorlar.

Hâlâ 5 kıtada 475 üniversite ve yüksekokulu ve 200 koleji var. 604 gazete ve dergiye sahip. 52 radyo ve televizyon yayını yapıyor, ayrıca 40 haber ajansı ve 12 sinema şirketi de bulunmakta.

Günümüzde Avrupa'nın ve dünyanın pek çok ülkesinde hükümetlerde görev yapan pek çok bakan, ABD kongresinin onlarca üyesi, ABD anayasa mahkemesinin 2 yargıcı, eski FBI başkanı Louis J. Freeh ve FOX televizyonu yorumcusu Robert Novak gibi bazı kişiler de Opus Dei müridi olduğunu gizlemiyorlar.

Sembolleri ise dünyayı temsil eden bir dairenin içindeki haç olan tarikatın tüm dünyada milyonlarca üyesi bulunuyor.

Opus Dei logo

Papa'nın kutsal mafyası olarak da adlandırılan Opus Dei ile ilgili olarak daha 1980'li yılların sonlarında ünlü gazeteci yazar Uğur Mumcu katıldığı bir televizyon programında bu tarikata dikkat çekmiş ve ülkemizde de buna benzer bir yapılanmanın oluşmaya başladığını söylemişti.

Uğur Mumcu o konuşmasında Opus Dei'nin siyaset, ticaret ve din üçgeni içinde geliştiğini ve Batı'da yayın organlarına televizyon kanallarına egemen olduğunu anlatarak Türkiye'de de bu örgütlenmeye benzer yeni bir örgütlenmenin İslamcı ideoloji üzerinden gerçekleşmeye başlandığını iddia ediyordu.

1993 yılında hâlâ faili meçhul bir suikasta giden Uğur Mumcu'nun neredeyse 30 yıl önceden görüp uyardığı bu oluşum Türkiye'de de daha o zamanlardan adım adım Opus Dei'nin stratejisini takip ederek yayılmaya başlıyordu.

İspanyol Papaz Escriva'nın İspanya'nın küçük bir kasabasında kurduğu tarikatını, buradan ülkelere bir örümcek ağı stratejisiyle yaydığı gibi Türkiye'de de Fethullah Gülen (Fethullahçı Terör Örgütü kurucusu), 1966 yılında İzmir Kestanepazarı'nda kurduğu tarikatıyla aynı yolu izleyerek gelişmeye başladı.

FETÖ

Yakından incelendiğinde her iki tarikatın da tamamen birbirine benzediği görülmektedir. Fethullah Gülen cemaati Turgut Özal döneminde başlayarak yurt içinde özel anadolu liseleri ve kolejler açmaya başladı. Bu şekilde önce Türkiye'de daha sonra okulları vasıtasıyla tüm dünyada yayıldı.

Hâlâ Gülen cemaatinin veya Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) ilkokul ve lise düzeyinde dünya genelinde 500-600 arasında okulu ve onlarca da üniversitesi var. Birçok gazete ve dergi, radyoyla televizyon yayınına sahip.

Türkiye'de 15 Temmuz Darbe Girişimi'ne kadar yürütme, yasama, yargı, orfu, polis, eğitim, sağlık, ticaret, maliye gibi bütün kurumlar cemaatin kadrolarının elindeydi.

FETÖ/PDY

Gülen cemaatinin (FETÖ) de aynı Opus Dei tarikatında olduğu gibi her ülkede bir sorumlusu bulunmakta. Değişen sadece ülke kardinali yerine ülke imamı olarak adlandırılmasıdır. Her iki tarikatın da koordine edildiği yer ise ABD.

Opus Dei'nin kurucusu papaz Escriva sürekli ABD'de bulunmuşken Fethullah Gülen de 1999 yılında ABD'ye yerleşti ve hâlâ orada yaşamakta.

İki tarikatın ortak özelliklerinden biri de ABD'nin "Yeşil Kuşak Projesi"ne hizmet etmeleri. İspanya'da Papaz Escriva, diktatör Franco'yu desteklemiş ve onun 35 yıllık diktatörlüğü süresince işbirliğinde olmuştu.

FETÖ ya da Paralel Devlet Yapılanması örgütünün kurucusu olan Fethullah Gülen de Türkiye'de gerçekleşen 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat Askeri Darbeleri'nin baş destekçisi oldu. 12 Eylül Darbesi'ni gerçekleştiren Kenan Evren için "Kenan Evren cennetliktir, kucaklayan ve kutsal kurtarıcı bir melektir" diyordu.

FETÖ Darbe

İki tarikatın lideri kişilik olarak da birbirlerine benzemektedir. Escriva'nın çok yakınında bulunan, örgütten ayrılan bazı eski üyelerin anlattıklarına göre Escriva, dengesiz, sinirli, paranoyak özellikleri olan biriydi. Özellikle son dönemlerde yaşananlar terör örgütü lideri Fethullah Gülen'in de aynı karakterde olduğunu göstemektedir.






Bu içeriği MasivaTurk.com sitesini kaynak göstererek kullanabilirsiniz. İçeriklerin; MasivaTurk.com sitesi kaynak gösterilmeden herhangi bir web sayfasında, sosyal medyada ve görsel basında yayınlanması yasaktır. Ayrıntılı bilgi için Kullanım Koşulları sayfasını okuyabilirsiniz.

29.12.2017

İçerik hakkında soru sorabilir veya yorumda bulunabilirsiniz.

İsim
Web Site
E-Posta
Mesaj
Henüz yorum yapılmamış.

Bu İçerikler de İlginizi Çekebilir...

Yazarı Dahil Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin Yasaklanan Şarkı
18.09.2016
1,689 Gösterim

Yazarı Dahil Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin Yasaklanan Şarkı

Rezso Seress, Macar asıllı besteci ve söz yazarı. Her şey Rezso Seress adlı bu sanatçının bir pazar günü, bir şarkı yazıp bestelemesi ile başlıyor...

Türk Yapımı Milli Silahlarımız
27.07.2016
7,251 Gösterim

Türk Yapımı Milli Silahlarımız

Türkiye, uzun yıllar birçok savaş araç ve gereçlerini yurt dışından ithal ediyordu. Ancak son yıllarda üretim anlamında ciddi adımlar atılmıştır.

İnsanlar Aniden Yok Olsa Dünyada Neler Olur ?
13.03.2016
1,960 Gösterim

İnsanlar Aniden Yok Olsa Dünyada Neler Olur ?

İnsanlığın aniden yok olduğu bir dünyada olabilecek senaryoların ele alındığı konu. Kıyamet sonrası (post apokaliptik) bir dünyada olabilecekler.

Doğanın İnsandan Geri Aldığı 20 Yer
06.05.2016
2,529 Gösterim

Doğanın İnsandan Geri Aldığı 20 Yer

İnsanlar tarafından terk edilen yerler kısa süre içerisinde doğanın kontrolüne geçer ve çoğu zaman doğal bir sanat eseri halini alır.

Katil Deniz Canlıları: Piranalar
26.06.2016
3,165 Gösterim

Katil Deniz Canlıları: Piranalar

Katil ruhlu, doyumsuz ve kana susamış... Büyük beyaz köpekbalıkları hariç, başka hiçbir balık bu kadar kötü bir üne sahip değildir.


Genel Kültür İçerik Platformu | MasivaTurk.com]
X

MasivaTurk.com içeriklerini
YouTube'dan takip edebilirsiniz.

YOUTUBE KANALIMA ÜCRETSİZ
ABONE OLMAK İÇİN TIKLA