Dev İnsanlar Gerçekten Yaşadı mı ?

Dev İnsanlar Gerçekten Yaşadı mı ?

sola ok  Genel Kültür

15.09.2016

371 Gösterim

TSK Mehmetçik Vakfı
TSK Mehmetçik Vakfı
TSK Mehmetçik Vakfı

Dev İnsanlar Gerçekten Yaşadı mı ?


Devler... insana benzeyen büyük, hantal yaratıklar. Masallarda, efsanelerde ve mitolojilerde duymaya alıştığımız bu yaratıklar çok gariptir ki, neredeyse dünyadaki tüm toplumlar tarafından bilinmektedir. Genellikle devasa bir insana benzeyen, ancak insana kıyasla daha aptal olan doğaüstü yaratıklar olarak bahsedilmişlerdir. Kadın veya erkek olabildikleri gibi fiziki olarak çok güçlü betimlenmişlerdir. Özellikle mitolojide ve efsanelerde yer alan devler daha ciddi, insan ve tanrılara düşman, başına buyruk ve fiziki gücü sayesinde her şeyi yapabileceklerine inanan öfkeli canavarlar olarak geçmektedirler. Masallarda ise durum biraz farklıdır. Masallarda geçen devler, ciddiyetten uzak, çocukların dalga geçebildiği, düşük zekalı, genellikle insanları yiyerek beslenen, oldukça büyük yaratıklar olarak anlatılmaktadırlar.

Dev Avcısı Jack

Yunan mitolojisinde devler, tanrı ya da yarı tanrı olarak, genellikle düzen bozucu, kahramanlar ile uğraşan ve çevresine huzursuzluk veren yaratıklar olarak geçmektedirler. Antik Yunan'da, dünya üzerinde insanlardan önce devlerin yaşadığı, sonradan bu topraklarda insanların var olduğu inanışı vardır. Ünlü Yunan tarihçi Homeros yazılarında, tek gözlü "polifimus" adlı bir devden bahsetmektedir.

Dede Korkut hikayelerinde ise tek gözü olan Tepegöz adında bir dev geçmektedir. Oğuz boylarına felaket getiren bu dev dağlarda yaşamakta, insan ve koyun yemektedir. Hikayeye göre bir Oğuz beyi olan Basat, daha sonra bu devi öldürür.

İskandinav mitolojisinde ise devler gaddar, tanrılarla ve insanlarla savaş halinde olan bir ırk olarak anlatılmışlardır. Havada, karada ve suda yaşadıkları belirtilmiş ve yarı tanrı olarak gösterilmişlerdir. Mitolojide bahsi geçene göre insanları yok etmek üzere olan devlere, Tanrı Thor müdahale etmiş ve devleri yeryüzünden silmiştir.

Tanrı Thor Devlere Karşı

Maya ve İnka uygarlıklarında tıpkı Eski Yunanlılar gibi devlerin, insanlardan önce var olduğuna inanılırdı. Meksikada bulunan antik yazıtlarda, doğal olayların sonucunda devlerin çok büyük bir kısmının yok olduğunu, hayatta kalan devlerin ise insanlar tarafından katledildiği yazmaktadır.

Devlere oldukça geniş bir yer veren, hatta devlerden bahsederken tıpkı gerçek yaratıklar gibi söz eden ilginç bir kaynak Tevrat'tır. Tevrat'da yazılanlar ünlü dev Golyad'ın, Davut Peygamber tarafından öldürüldüğünü ve böylece insanoğlunun, son devi nasıl ortadan kaldırdığını anlatır.

Tüm bu masalların, efsanelerin ve mitolojilerin ortak özelliği, devlerin var olduğudur. Fakat hepsinin sonunda devler öldürülür ya da yok olurlar. Yani dünya insanlara kalır. Peki tüm bu efsaneleri bir kenara bırakıp, biraz daha yakın tarihimize gelecek olursak; ünlü Portekizli gemici Macellan, Amerika kıtasına yaptığı yolculukta devleri gördüğünü söylemiştir. Macellan'ın yanında bulunan Antonia Pigefeda'nın yazıklarına göre haziran 1520 tarihinde, günümüzde Arjantin toprakları olan bölgede, gemiciler bir devle karşı karşıya gelmişlerdi. Gördükleri karşısında şok olan Antonia Pigefeda, "öylesine uzun boyluydu ki, başımız beline kadar varmıyordu. Sesi de bir boğanınkine benziyordu" diye yazmıştır. İngiliz denizci Sir Francis Drake de Macellan gibi aynı topraklarda en kısası 3-3,5 metre olan bir yerli halkın yaşadığını anlatmıştır.

Dev İnsanlar

Bu olaylar gibi devleri gördüğünü iddia eden pek çok hikaye ve tasvir bulunmakta. Peki acaba devlerin gerçekliğini ispat edecek somut bir delil var mı ? Bir devin bulunan kemikleryle ilgili çalışmalar, 14. yüzyılda ünlü yazar Giovanni Boccaccio tarafından yapılmıştır. Ünlü yazar, "Tanrıların Seceresi" adlı kitabında, Sicilya, Trapani'de bir mağara içerisinde bulunan dev iskeletinden söz etmektedir. 10 metre boyundaki kemikler tam 300 yıl boyunca korunmuş, fakat aradan yüz yıllar geçmesiyle 17 yüzyılda bu kemikler birden ortadan kaybolmuştur.

Başka bir olaysa 1577 yılında İsviçre'de meydana geliyor. Bir kazı esnasında çalışanlar, yaklaşık 6 metre boyundaki bir insan cenazesine denk geliyorlar. Zamanın ünlü anatomi uzamanı Doktor Felix Plater, bunun tarih öncesi bir insana ait olduğunu açıklıyor. Olayın duyulmasının ardından İsviçre devleti olaya el koyuyor ve bunların aslında bir fil kemiği olduğunu söyleyip olayı kapatıyorlar.

1895 yılında yapılan mineral kazılarında bulunan 3 metre 70 santimetre uzunluğundaki "dyer fosili" adı verilen dev fosili ise bulunduktan kısa süre sonra kayıplara karışmıştır.

Tepegöz

Günümüz araştırmacılarından Doktor (okunuşu:)Luis Börkıltir'in yayınladığı bir yazısında, 350.000 yıl önc dev bir insan ırkının yaşadığını ve bunu bilimsel açıdan ispat ederek herkese göstereceğini söylüyor. Bilimsel olarak henüz bir şey ispatlanamasa da, dünya üzerinde her toplum tarafından bu kadar yaygın bir şekilde varlığından bahsedilen başka bir yaratık yoktur. Şu an ayak bastığımız topraklarda, milyonlarca yıl önce 30 metre boyundaki dinozoların yaşadığı gerçeğini düşünecek olursak, devlerin de yaşamış olabileceği ihtimali pek de uzak durmuyor.


15.09.2016

Konu hakkında soru sorabilir veya yorumda bulunabilirsiniz.

İsim
Web Site
E-Posta
Mesaj

Yorumlar (3)

  1. ozlemsglm

    Çok merak ettiğim bir konuydu ama dev insanların olması bana sadece bir masal gibi geliyor.

  2. Mustafa

    Şu da ilginç; ne bulmuşlarsa daha sonra kayıplara karışmış, yani bende devlerin yaşadığını düşünmüyorum.

  3. Kerim Çamur

    Ben dev adam masallarına hep bir hurafe, bir masal gözü ile baktım. Öyle de olduğunu düşünüyorum.