Atom Bombası ve Hidrojen Bombasından Çok Daha Güçlü Silah: Nötron Bombası

Atom Bombası ve Hidrojen Bombasından Çok Daha Güçlü Silah: Nötron Bombası

sola ok  Genel Kültür

16.10.2017

179 Gösterim

Atom Bombası ve Hidrojen Bombasından Çok Daha Güçlü Silah: Nötron Bombası


Nükleer silahlar, dünyanın en korkutucu güçleri olarak kabul edilebilir. Ancak Nötron Bombası öyle özelliklere sahip ki, Atom Bombası ve Hidrojen Bombası yanında basit bir roket gibi kalabilir.

Amerika Birleşik Devletleri, 1950'li yıllarda yılında Hidrojen Bombası bazı testler gerçekleştirdi. Hidrojen bombasının fiziksel yıkım gücü atom bombasının katbekat ötesindeydi. Zira hidrojen bombasının gücünü ortaya çıkarmak için önce atom bombası ile muazzam bir ısı yaratmak şarttı. Ne var ki bu testler, hidrojen bombasından çok daha acımasız bir silahı ortaya çıkarmış oldu. Bu testlerden gelen sonuç nötron aktivitesinin akıl almaz gücü ve yetenekleriydi.

Nötron bombası, 1958 senesinde fizikçi Samuel Cohen tarafından bulundu. İlk zamanlarda dönemin Amerika Birleşik Devletleri başkanı John F. Kennedy'nin karşı çıkmasına rağmen 1963'te Nevada'da bulunan bir yer altı üssünde denemesi yapıldı. Geliştirilmesi, sonraki başkan Jimmy Carter döneminde 1978'e kaldıysa da protestolar yüzünden ertelenmek zorunda kaldı. Üretimine başlanması 1981 senesinde başkan Ronald Reagan döneminde oldu. George W. Bush zamanında 1992 yılında soğuk savaşın bitimiyle demonte edilerek 2003 yılında kullanımdan kaldırıldı. 1999 yılı "Cox Raporu", Çin'de nötron bombası üretiminin olanaklılığından söz etmektedir.

Nötron Bombası

Nötron bombası; atom bombası ve hidrojen bombasına göre daha az patlama gücüne sahip. Bombanın önde gelen özelliği ise binalara zarar vermemesi. Hatta bu zarar o kadar farklı ki, bir gözlük camının çatlamaması bile mümkün. Fakat göründüğünün aksine bu korkunçtur. Nötron bombası patladıktan sonra yayılan nötronlar, tüm canlılar ve binalar üstünde aktif hala geliyor. Nötronlar çarptıkları cisimleri gama ışınları saçar hale getirdiği için, Nötron bombası atıldıktan sonra her cisim bir bomba halini alarak gama ışınları saçmaya başlar. Söz konusu sayı, atom bombasından onlarca kat daha fazla. Nötron yayılması sebebiyle, nesneler gama ışığı saçmaya başlar. Gama ve nötron ışınları aynı anda saçılır.

Patlama, 700 metreye yakın mesafede gerçekleştiyse bina ve araçlarının içindeki insanlar 1-2 gün içinde hayatını kaybeder. Nötronlar, temas ettikleri nesneleri gama ışını saçar konuma getiri. Bu da, o kişiler veya nesneler ile temas eden kişiler yakın zamanda korkunç acılar içinde öleceği anlamına gelir. İnsanlar radyasyon ışıması denen iğrenç olayla karşı karşıya kalır. Öyleki kendi zırhları bile, kendilerine düşman haline gelir.

Nötron Bombası

Nötron bombası, füzyon ilkesi ile çalışan atom bombasının aksine füzyon mimarisi güder. Patlamaya 700 metreye yakın mesafedeki insanlar bedensel ve düşünsel aktivitelerini anında yitirip ve en geç iki gün içinde hayatını kaybeder. 900 metre yakındaki insanlar 2-6 gün içinde ışınların etkisiyle ölür. 1200 metrede bulunan insanlar ilk önce zehirlenme belirtileri gösterir ve daha sonra 2-3 hafta içerisinde yaşamını yitirir. 1400 metre mesafede bulunan insanların belli bir kısmı ışıma hastalığı sonucunda hayata veda eder, kalanlar ise kanser gibi kalıtsal rahatsızlıklarla karşılaşır. 2000 metre uzaklıkta bulunan kişilerin genlerinde mutasyon gerçekleşir ve bu ömür boyu sürebilir ve nesiller boyu anormal çocuklar doğacaktır.

2015'in Mayıs ayında Suudi Arabistan'ın Yemen'e İsrail yapımı bir nötron bombası attığı iddia edilmektedi. Patlama anının görüntüleri internet üzerinde mevcuttur, kolaylıkla ulaşılabilir.

Yukarıda açıklanan tüm değerler basit bir 1 kilotonluk bomba ile gerçekleşir. Yani çok daha güçlü nötron bombaları geliştirilebilir. Üstelik ışımayı 500 kat azaltan bir sığınakta bile alınacak doz 836 birim radyasyon olacaktır, bu değer ise asgari öldürücü seviyenin iki katından daha fazladır.





16.10.2017

Konu hakkında soru sorabilir veya yorumda bulunabilirsiniz.

İsim
Web Site
E-Posta
Mesaj

Yorumlar (1)

  1. Arif Yiğit Karul

    Çok tehlikeliymiş gerçekten. Yazınızı hayranlıkla okudum.